17 Mart 2011 Perşembe

Victor...


Sevdiğiniz bir sanatçı veya hayranı olduğunuz bir yazar-çizer… öldüğü zaman çok üzülürsünüz. Büyük olasılıkla onla tanışmamışsınızdır ve onla iki kelime dahi konuşmamışsınızdır ama onu size hep yakın hissetmişsinizdir. Taki gözlerini kapadığında o zaman çok ayrı bir hüzün kaplar içinizi. Bazen ağlamak istersiniz ama ağlayamazsınız. İçinizde kalır her şey. Keşke bir konuşabilseydim bir fincan kahve birlikte içebilseydim dersiniz içlenerek. Bende bu duyguyu yaşadım son haftalarda. 
Üniversite yıllarında Yazılarını Buğday dergisinden ve bugday derneginin web sitesinden takip ederdim. Evet bir çok yazar sürüdürülebilirlik, doğal yaşam, ekoloji vs.. hakkında yazılar okudum ama onun gibi farklı bakan ve farklı yazan birisini tanımıyordum. Victor Ananias ‘ın yazıları ve yaptığı çalışmaları benim yaptığım çalışmalara ve yapmak istediğim çalışmalara da ilham oluyordu. Victor tohum hakkında çok çalışıyordu arkadaşları ile birlikte. Tabiî ki yerel tohumların dışında başka birçok işe de koşuşturuyordu. 
Uzun süredir üzerine düşündüğüm “urfanın yerel tohumları” hakkındaki düşüncemi almanyada bir şekle koymuştum. Türkiyeye döndüğümde urfadaki yerel tohumlar hakkında neler yapacağımı az çok kararlaştırmıştım. Hatta bir belgesel yapma fikri oluştu ve kare kare neler çekileceğini bile yazdım. Tasarladığım belgeselde Victor’da vardı... Tabi türkiyeye döndüğümde yapacağım ilk işlerden birisi onun uygun zamanını yakalayıp düşüncelerimi aktarmayı planlıyordum. Üniversite yıllarında yazılarını okumaya başladığım ve bana ilham olan bir insanla yüz yüze görüşüp akıl almak ve ona “yazdığınız yazılar beni sizinle buluşmama neden oldu” diyecektim. Ama arkasında bıraktığı eserlerle hayattadır Victor...   
Geçtiğimiz günlerde acı haberi internetten okuyunca çok üzüldüm. Yanımda Türkçe bilen yada Victor’u ve çalışmalarını bilen birisi de yoktu dertleşeceğim. İşte bu daha da bir dert katıyordu bana.
O kısacık hayatına çok şey sığdırdı ve yaptıklarıyla örnek oldu.
Mekanın cennet olsun Victor. 
 Şükrü Esin
17.03.2011

29 Aralık 2010 Çarşamba

Eurodesk Türkiye

Gençlik programlarının yardımıyla Almanya'nın en güzel kentlerinden olan Lübeck'te EVS yapıyorum. Süresi 1 yıl olan bir çevre projesinde çalışıyorum. Sizlerde neden bu imkanlardan yararlanmayasınız. İnternetin bilgi çöplüğüne dönmesi yüzünden doğru adresler bize lazım. Eurodesk  TR bu eksikliği fazlasıyla gideriyor. 
Eurodesk, gençlere Avrupa fırsatları hakkında bilgi sunan bir bilgi aktarım ağıdır. Hayatının rotasını yeniden çizmek isteyen her gence lazım...
Artık vay ben görmedim yok ben duymadım demeyin...

28 Aralık 2010 Salı

Kuğu'nun Ötücü olanı




EVS yaptığım kurumun göz bebeği gibi gördüğü yarım ada çevresinde fotoğraf çekerken bir anda üstüme doğru gelen 10 kadar ötücü kuğu'yu gördüğümde nefesim kesilecek kadar heyecanlandım. Hiç bu kadar uçtuklarını yakından görmemiştim. Sanki meydan okurcasına geliyorlardı veletler :) Çektiğim karelerden bir kaçı...

11 Şubat 2010 Perşembe

Balıklıgöl'e giderseniz gözünüz Servi ağaçlarında olsun. Ağaçların üzerinde çifter çifter gezinen Yeşilpapağanları görebilirsiniz.
Posted by Picasa

10 Mart 2009 Salı

Urfalı kuşçular Van Gölü'nün kuşlarını saydı


Urfalı Kuşçular Grubu Koordinatörü Şükrü Esin, "Urfalı Kuşçular Grubu olarak Türkiye'nin en büyük gölü olan Van Gölü kapalı havzasında Edremit Sazlıkları, Dönemeç Deltası, Gevaş ilçesi sahili, Göründü Köyü sahili, Çelebibağı Sazlıkları ve Yüzüncü Yıl Üniversitesi sahilinde su kuşlarının sayımını gerçekleştirdik. Su kuşlarının varlığı sulak alan ekosistemleri için büyük önem taşımaktadır" dedi. 
Uluslararası Sulakalanları Koruma Kurumu (Wetlands International) tarafından her yıl Ocak-Şubat aylarında KOSKS yapılmakta olduğunu belirten Esin, "Sayımlar her yıl 100'den fazla ülkede 15 binden fazla sayıda uzman su kuşu sayımı gönüllüsü tarafından gerçekleştirilmektedir. Ülkemizde yaklaşık 20 yıldır düzenli gerçekleştirilen bu sayımlar, 2005 yılından beri Doğa Derneği organizasyonu ile gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaları ülke genelinde kuş gözlemcileri, Çevre ve Orman Bakanlığı desteği ile gerçekleştirmektedir. KOSKS'nın amacı, sulak alanlar ve türler bazında su kuşu popülasyonlarının kısa ve uzun vadede gösterdikleri değişimlerini, türlerin kış aylarındaki dağılımlarını belirlemek, ortaya çıkan veriler ışığında alanlar ve kuş türleri için koruma önceliklerini oluşturmaktır. Bu kapsamda KOSKS'lar ülkemizdeki sulak alanların ve su kuşlarının son durumları hakkında çok önemli bilgiler edinmemizi sağlamıştır. Birçok alan ve tür hakkında bilgilerimiz bu sayımlara dayalı olarak gelişmiş, bu sayımlar alan ve tür koruma çalışmalarına, korunan alanların ilan edilmesine yön vermiştir" diye konuştu. 
Sayımda Van Gölü kıyılarında yaklaşık 80 flamingo görüldü. Gözlem esnasında kışı geçirmek için Sibirya'dan gelen ötücü kuğular da sayıldı. Bölgenin soğuk iklim koşullarında gerçekleştirilen su kuşu sayımında ötücü kuğu, yeşilbaş, sakarmeke, Van Gölü Martısı, küçük batağan, karaboyunlu batağan, kaşık gaga, flamingo, angıt ve pasbaş patka gözlemde sayılan türlerden bir kaçı olduğu belirtildi.  (İHA)
 
 

http://www.virahaber.com/haber/van-golunde-kus-sayimi-9223.htm

http://www.guneydogutv.com/news_detail.php?id=2491

http://www.urfahizmet.com/Default.aspx?pid=6&conid=18287

http://www.gapgundemi.com/haber_detay.asp?haberID=3709

http://www.dogadernegi.org/data/basin/ddbasin_09032009_08964.pdf